Köylü Amcıklar – 60. Bölüm

Köylü Amcıklar – 60. Bölüm

 

Asiye’ye koltuğu işaret ettim, ayaklarının ucuna basa basa yürüyerek sessizce gitti oturdu. Telefonumu video kaydı yapar hale getirip eline verdim ve Gülşen hanımı çekecek şekilde tutmasını sağladım. Gülşen hanım köşede bıraktığım gibi dikiliyordu. “Aferin, sözümü dinlemişsin orospu!” diyerek eteğini kaldırıp götünü avuçladım, okşadım. Götündeki topların halkasını yokladım. Gülşen hanım birşeyler söylemek istercesine sesler çıkarmaya başladı. Ama oralı olmadım.

Yatağın yanına getirdim. Eteğini ayaklarından çıkardım. Gömleğini ise (ellerini çözmek istemediğimden) birkaç yerinden yırtarak çıkarmak zorunda kaldım. Şimdi o da benim gibi çırılçıplaktı. Ensesinden bastırıp yatağın kenarına domalttım, belden yukarısı yatağın üzerine yapışmıştı. Götündeki halkaya parmağımı geçirip, yavaşça asıldım. Toplar teker teker Gülşen hanımın götünden çıkarken, Asiye de heyecandan alt dudağını emerek kayıt yapıyordu…

Toplar götünden çıkınca Gülşen hanım epey bir rahatlamış ve sakinleşmişti. Gülşen hanıma, “Şimdi göreceğiz bakalım Biyolojiden geçebilecek misin!” dedim. Götünün yanaklarını ayırıp, göt deliğine biraz kaydırıcı döktüm. Orta ve işaret parmaklarımla kaydırıcıyı götünün deliğine iyice yedirdim. Biraz kaydırıcı da yarağımın başına sürdüm. Sonra arkasına geçip pozisyonumu aldım. Yarağımın başını göt deliğine dayadım ve yüklendim. Bu sefer kolay olmuştu. Gülşen hanımın böğürür gibi çıkardığı boğuk sesler eşliğinde yarağımı taşaklarıma kadar götüne köklemiştim…

Götünün yarağıma alışmasını falan beklemeden pompalamaya başladım… Pompalarken aklıma Şaheste geliyor, daha da hırslanıyordum. Küfürler ederek, sertçe, hızlı hızlı, dibine kadar kökleye kökleye, hoyratça sikiyordum Gülşen hanımın götünü. O anda canını yaktığımı biliyordum. Ama hiç umurumda değildi, aldığım zevk inanılmazdı…

Olay fantazi olmaktan çıkmıştı, tecavüz edercesine sikiyordum götünü. Gülşen hanım bana müthiş kızgın olmalıydı. Belki de içinden bana küfürler ediyordu. Belki de fantazi yapalım diye ısrar ettiğine pişman olmuştu ve bu çaresiz durumdan kurtulunca benimle birdaha hiç görüşmeyecekti. Herşeye rağmen, “Yarrağımın anteni!” , “Yarrağımın kurma kolu!” , “Yarrak hastası orospu!” laflarını tekrarlıyordum götüne şiddetle pompalarken. Bizi kaydetmeye devam eden Asiye’ye arada sırada bakıp göz kırpmayı da ihmal etmiyordum…

Gülşen hanımın götünü yaklaşık yarım saattir sikiyordum. Büzük kasları iyice gevşemiş, deliği iyice laçkalaşmıştı. Yarağım artık nerdeyse hiçbir yere sürtünmeden girip çıkıyordu götüne. Sanki büyük bir boşluğu sikiyor gibiydim. Buna rağmen müthiş zevk alıyordum ve götünü saatlerce siksem boşalma hissi gelmeyecekti. Ama pozisyonun rahatsızlığından dolayı belim ve bacaklarım ağrımaya başlamıştı. Üstelik boşalmadığım halde yarağımın sertliğini kaybetmek üzere olduğunu hissediyordum…

Yarağımı götünden çıkarıp doğruldum ve ayağa kalktım. Yatağın üzerindeki Dildolardan birini alıp amına soktum ve Dildoyu Burgu gibi kıvırarak sokup çıkarmaya başladım. Gülşen hanımın bundan çok zevk aldığı inlemelerinden belli oluyordu. Oysa ben Dildo ile sikmekten fazla zevk almıyordum ve bu arada yarağım da iyice sönmüştü…

10 dakika falan sonra Dildoyu amından çıkardığımda Gülşen hanımın inlemeleri de anında kesilmişti. Devam etmediğim için hayal kırıklığına uğramış gibiydi. Belli ki henüz Orgazm olamamıştı. O anda aklıma başka bir şey geldi. Asiye’den telefonumu aldım ve kaydetmeye devam ederek, Asiye’nin eline Dildoyu verdim.

Asiye bu hareketime bir anlam verememişti, (Ne yapacağım bununla?) dercesine suratıma bakıyordu. Asiye’ye (Bununla benim yaptığım gibi Gülşen hanımın amını sikeceksin!) diyemezdim. Onun için boştaki elimle birkaç kez Git-Gel hareketi yaptım. Asiye anlamamıştı, halen bön bön bakıyordu suratıma. Sinirlenmek üzereydim. Asiye’nin Dildoyu tutan elini bileğinden kavradım ve Dildoyu Gülşen hanımın amına sokmasını sağladım. Bileğini birkaç kez ileri geri oynatıp bıraktım ve yine elimle Git-Gel hareketi yaptım. Şimdi Asiye’nin Jetonu düşmüş, ürkekçe de olsa Dildoyla Gülşen hanımın amını sikmeye başlamıştı…

Gülşen hanımdan yine zevk inlemeleri yükselirken, ben de değişik açılardan ve mesafelerden video kaydına devam ettim. Asiye, heyecandan olsa gerek alt dudağını kemiriyordu, yüzü de kıpkırmızı olmuştu…

Bir süre sonra Asiye ürkekliğini atmış, demin benim yaptığım gibi, Dildoyu artık Burgu gibi kıvırarak sokup çıkarıyordu Gülşen hanımın amına. Ara sıra iyice hızlanıyor, sert sert sokup çıkarıyor, bazen yavaşlıyor, içinde kıvırıyor, sonra tekrar hızlanıyordu. Besbelli bu yaptığından Asiye de zevk alıyordu. Ayrıca benden daha iyi kullanıyordu Dildoyu ve Gülşen hanımı daha yüksek perdeden inletiyordu. Kadınların birbirleriyle oynaşması beni çok tahrik ederdi. Onları kaydederken yarağım yeniden kazık gibi olmuştu…

Asiye Dildoyla Gülşen hanımı Orgazm etmek üzereydi. Gülşen hanımın inlemeleri çoğalırken çırpınmaları da artmıştı. Sonunda Spazm geçirir gibi kasılmaya başladı. Ve Orgazm oldu. Asiye artık Dildoyu sokup çıkaramıyordu, ama büyük bir ilgiyle Gülşen hanımın Orgazm olmasını izliyordu…

Gülşen hanımın Orgazm sarsıntıları bitip sakinleşince, Asiye’nin elinden Dildoyu alıp yatağın üzerine bıraktım. Tekrar koltuğa geçmesini işaret edip, kaydetmesi için telefonumu verdim yine eline.

Gülşen hanımın arkasına yanaştım ve yarağımı amına soktum. Ve pompalamaya başladım. Amının sıcaklığından ve kayganlığından yayılan zevk tüm vücudumu kaplamıştı, 5 dakika geçmeden boşalacağımı hissettim. İçine mi boşalsam, yoksa çıkarıp sırtına mı boşalsam diye düşünürken, kendimi fazla tutamadım ve içine fışkırttım döllerimi. Doğrusu boşaldığımı anlayıp anlamaması umurumda değildi. İstifimi bozmadan ve duraksamadan bir süre daha amını sikmeye devam ettim. Hamile kalıp kalmayacağı olasılığı bile umurumda değildi o anda…

Biraz daha siktikten sonra arkasına kenetlenip amının içinde bir süre hareketsiz kaldım. Yarağımın yeniden sertliğini kaybetmişti. Amından çıktım ve doğruldum. Asiye’nin elinden telefonumu alıp kapattım. Elimle (Git!) işareti yaptım. Asiye geldiği gibi sessizce odadan çıkarken, ben de makyaj masasından birkaç yaprak kağıt havlu alarak yarağımı ve taşaklarımı kuruladım…

Pencereden baktım, Asiye anlaştığımız gibi arka bahçeye inmişti. Şimdi işin en tatsız kısmına gelmiştik: Gülşen hanımın ellerini çözmeye. Serbest kalınca kesinlikle Çıngar çıkaracaktı. Bana bağırıp çağıracak, hakaret edecek, küfürler savuracak, tekme tokat dalacak, kısacası ağzıma sıçacaktı…

Bu kaygılarla ellerini çözdüğümde, ilk yaptığı şey ağzındaki külodu çıkarmak oldu. Hemen ardından gözlerinin bağını çözüp ayağa kalktı. Bir an sendeler gibi olduysa da hemen toparlandı. Burnundan kesik kesik nefes alıyordu. Ağzı yüzü salya sümük olmuş, akan makyajı suratının her yerine bulaşmıştı. Ne yapacak diye telaşla beklerken, yüzünde zoraki bir gülümseme belirdi ve “Eee, Biyolojiden geçtim mi hocam?” diye sordu.

Boşuna kaygılanmıştım! Götü dağılmış, Şaftı kaymış da olsa, Gülşen hanım delikanlı kadın imajına toz kondurmak istemiyordu. “Geçtin yavrum! Hem de yıldızlı Pekiyi ile geçtin! Okuldaki orospuların hiçbirinin performansı seninki kadar yüksek değildi! Artık bundan sonra en gözde öğrencim sensin!” dediğimde çok mutlu olmuştu. Boynuma sarılıp dudaklarıma yumuldu…

Ayakta ateşlice öpüştükten sonra yatağa uzandık, dinlendik, kendimize geldik biraz. Gülşen hanım, “Şaheste nerede kaldığımı merak etmiştir, gitsek iyi olacak aşkım!” diyerek yataktan indi. “Saat kaç oldu ki?” diyerek saate baktım ve “Hassiktir! Kaynanam ağzıma sıçacak valla!” deyip ben de yataktan indim. Gülşen hanım gülerek, “Ne kaynanası? Başka bir fantaziye mi geçtik?” diye sordu.

Hata bendeydi, Gülşen hanımı sikmeden önce bu durumu anlatsaydım şimdi bu tatsız anları yaşamayacaktık. Yine de hiç bozuntuya vermeden, “Fantazi falan değil aşkım! Evli olduğumu biliyorsun ya!” dedim. Çok şaşırmıştı, “Yoo, bilmiyorum! Nasıl bilebilirim ki?” dedi. Bu sefer ben şaşırmış gibi yaparak, “Atalay anlatmadı mı?” dedim. Ciddi olduğumu anlayan Gülşen hanımın morali bozulmuştu, asık bir yüz ifadesiyle, “Yoo, anlatmadı!” dedi.

“Ben anlatmıştır diye düşündüm aşkım. Benim başımda da aynen seninki gibi mutsuz bir evlilik var!” deyip giyinmeye başladım. Gülşen hanım elinde yırtık gömleği olduğu halde donup kalmıştı. Ne diyeceğini, ne yapacağını bilmeden öylece dikiliyordu. Gözleri dolmuş, dudakları titremeye başlamıştı. Nerdeyse ağlayacaktı.

Sinirleri boşalırsa bu kadını bir daha toparlayamazdım. Dudaklarına bir öpücük kondurup, “Biliyor musun aşkım, bu sabah uyandığımda bugün Ruh Eşimi bulacağımı söyleselerdi hayatta inanmazdım. Ama buldum işte! Seni çok seviyorum aşkım!” diye başladım sözlerime. Ve başladım edebiyat parçalamaya. 10 dakikada 20 çeşit yalan uydurdum. Tabii özellikle de baş belası kaynanama (!) sık sık veryansın ettim. Biraz da Timsah gözyaşı döktüm.

Kadın milleti hep böyleydi işte, kendi acınacak durumunu unutup benim halime üzülmüştü. “Ay kıyamam sana!” diyerek yüzümü ellerinin arasına aldı, ağzımı yüzümü öpmeye başladı. Saçlarımı okşadı, “Üzülme aşkım, elbet bu günler de geçer…” diye teselli etti beni. Bir süre öpüştük. Öpüşürken yine Seni seviyorum’lar havada uçuşuyordu…

“Tüh yaa, bak fantazi yapacağız diye güzelim gömleğini de parçaladım!” deyip, elbise dolabını karıştırmaya başladım. Dolaptan bir gömlek alıp, “Al aşkım, bunu giy bari, ben sonra Elçin’e yeni bir gömlek alırım!” diyerek verdim. Gülşen hanım temizlenip giyinmek için, elinde sutyen, külot, etek ve (yeni) gömlekle banyoya girdi…

Ben giyinmiş bekliyordum. Az sonra o da banyoda işini bitirip giyinik halde çıktı. Elini yüzünü yıkamış, saçına başına çeki düzen vermişti. Ona, “Hazırsan çıkalım aşkım!” dediğimde, “Burayı böyle mi bırakıp gideceğiz? Kadının yatak odasını resmen darma-dağın ettik!” dedi.

Sikişmemiz için Elçin’in yatak odasını bize tahsis ettiğini söyleyemezdim. Onun için, “Sorun değil aşkım. Bugün Elçin’in temizlik günü, birazdan temizlikçisi gelir her yeri toparlar!” dedim. Buna rağmen Gülşen hanım kullandığımız oyuncakları yıkayıp kuruladı, çekmeceye koydu. Ortalığa biraz çeki düzen verdi.

Ve Villadan çıktık, arabama bindik, otelin yolunu tuttuk. Bu sefer yol boyunca konuşan hep ben oldum, Gülşen hanım tek kelime etmedi. Düşünceliydi. Otele 100 metre falan kala, “Beni burada indir lütfen, otele birlikte girmeyelim!” dedi. “Olur mu öyle şey aşkım, birlikte gireceğiz!” dediğimde, “Yok, sen beni indir! Neme lazım, kaynanan olacak Cadının göreceği falan tutar, ondan sonra al başına belayı!” dedi. Doğru söylüyordu, onun için üstelemedim. Gülşen hanımı indirip otele doğru devam ettim.

Geciktiğim için kaynanamın tatsızlık çıkaracağına kesin gözüyle bakıyordum. Sabah tapu işlemlerinin en fazla 5 dakika süreceğini söylediğim halde, saatlerdir piyasada yoktum…

[Harun]

Bir Cevap Yazın